..:: ÇÖLLÜ HOCA (Muharrem ÇÖLLÜ) Web Sitesine Hoş Geldiniz.

Arama

İçeriğe git

Nisan 2011

Sesli Vaazlar

25 NİSAN 2011

(İNSAN SORUMLUDUR)

Muhterem Müslüman Kardeşlerim,

Zerrei kürrei, görülen ve görülmeyen tüm varlıkları, mahlukatı, insanı ve cini yaratan yüce Allah ; akıl,irade, muhakeme,düşünme,okuma,öğrenme,anlama,anlatma,iyiyi ve kötüyü, hayrı, şerri birbirinden ayırt edebilmesi hususatı ile ve benzeri yeteneklerle donattığı insanı,kendisine ibadet etmesi için yaratmıştır. Allah(c.c.); (Bismillah) , “ vema kalaktül cinne…”(Ben, cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım) buyurmuştur. (Zâriyat Sûresi, 56)

Yer yüzüne halife olmak üzre yarattığı insanları; varlıkların en degerlisi, en mümtazı, en mükerremi, en üstünü yapmış, yerde ve göklerde ve bu ikisi içinde bulunan her şeyi onların hizmetine sunmuştur. Peygamber ve kitaplar ile ona rehberlik etmiştir. İmtihan etmek üzere onu irade sahibi yapmış ve iradesini hayır veya şer, iyi veya kötü, doğru veya yanlış, hak veya batıl yönde kullanabilme imkânı sağlanmıştır. Bu özgürlük içinde aklını ve iradesini iyi veya kötü yönde kullanarak, iman ve güzel ameller veya inkâr ve isyan ile yaşam ve ölüm sınavını kazananlar da kaybedenler de olmuştur ve bundan sonra da olacaktır.

Aziz kardeşlerim,

Dünya imtihanın da başarı; insanın ancak aklını iyi yolda kullanmasına, Kur’ân ve Sünnete uyabilmesine bağlıdır. İnsan, aklını kullanmadan Kur’ân’ın rehberliğinden hiç yararlanamaz. Hz. Peygamberin Sünnetine müracaat etmeden de Kur’ân’ı tam anlayıp uygulamaya koyamaz. Bu itibarla İslâm’ın bu iki temel kaynağını iyi anlamak ve hükümlerini yerine getirmek üzerimize düşen bir vecibedir ve sorumluyuzdur.

Kur’ân’ı Kerim de; peygamberler ve kitapların niçin gönderildiği belirtiliyor; Bismillah,” Lekad erselna rüsülena bilbeyyinati ve enzelna maahümül kitabe vel mizane liyekumennasü bil kıstı…” (Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve mizanı indirdik…)buyrulmuştur. Hadid suresi, 57/25. Diger ayette; Bismillah,” İnna erselnake bilhakkı beşıren ve neziren ve in min ümmetin illa kala fiha nezir.” ( Biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Her millet için mutlaka bir uyarıcı (peygamber) bulunmuştur.) buyrulmuştur. Fatır suresi,35/24 . Önder ve örnek olması için peygamberler, rehber olması içinde kitaplar gönderilmiştir. Her toplumun bir peygamberi olmuştur. Allah, kur’ân’ın iyi anlaşılmasını, kendisine ve peygamberine itaat edilmesini istemektedir. Bu da Allah ve resülüne ve resülün getirdiklerine, inanmak ve inancın gereği olan ibadet ve Salih ameli yapmak ve Kur’ân, üzerinde iyi çalışmak, araştırma yapmak la mümkündür. Yukarıda belirtildiği gibi, “Allah cinleri ve insanları, ancak kendisine ibadet yapmaları için yaratmıştır” buyrulmuştur.

İbadeti de, ihlâs ve Salih amel esasına dayandırılmalıdır.

Salih Amel; niyete ve iradeye bağlı olarak yapılan bilinçli fiil ve hayırlı iş demektir. Allah ın ve peygamberin emir ve yasaklarına uygun, ihlasla ve iyi niyetle yapılan her şey ibadet ve Salih ameldir. Kişinin Müslüman ve imanlı olarak, Kur’ân ve Sünnete uygun biçimde, ihlas ve iyi niyetle, yaptığı her türlü işler ibadettir.

Kur’ân’ı kerimde: Bismillah ”İnnellezine amenu ve amilussalihati ve ekamussalati ve atevüzzekâti lehüm ecruhüm…” Türkçe Meali,(İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekât verenler var ya, onların mükâfatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntüde çekmezler.) buyrulmuştur. Bakara Suresi, 2/277.

Namaz, oruç, zekât ve Hac gibi temel ibadetlerin yapılması “Salih amel” olduğu gibi iyiliği emretmek, kötülükten men etmek, sosyal yardımlaşma gibi Kur’ân ve Sünnet’e uygun olan her türlü iş ve davranış da Salih ameldir.

Kur’ân’ı kermde; Bismillah,” Veltekün minküm ümmetün yed’une ilelkayri ve ye’ murune …” Meali,( Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir) buyrulmuştur. AL-İMRAN SURESİ,3/104.

İnsanları; Dine, imana, ibadete ve ahlaki kurallara çağırmak, kötülüklerden alakoymak, iyiyi, güzeli öğretmek, göstermek, eğitmek, irşad ve tebliğ görevini yapmak ve bunlar ifa edilirken, maddi ve manevi hizmetler de bulunmak, üzerimize düşen bir vecibedir.

Sorumluluk, İslâm’ın olmazsa olmaz şartlarındandır.

Kur’ân’ı Kerimde: Bismillah,” Elif lam miim ehasibennasü en yütrekü en yekulu amenna…” Türkçe Meali; (İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece ”iman ettik” demeleriyle bırakılıvereceklerinimi sandılar? And olsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir, elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancılarıda mutlaka ortaya koyacaktır. Yoksa kötülükleri yapanlar bizden kaça bileceklerini mi sandılar? Ne kadar kötü( ve yanlış) hüküm veriyorlar! Her kim Allah a kavuşmayı umuyorsa bilsin ki Allah’ın tayin ettiği o vakit elbette gelecektir. O her şeyi işiten ve bilendir. Cihad eden ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlerden müstağnidir. İman edip iyi işler yapanların kötülüklerini elbette örteriz ve onlara, yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz) buyrulmuştur. ‘ Ankebut suresi, 29/1-7’

MEVLAM, hepimizi iyiyi iyi bilip iyiye uyan, kötüyü kötü bilip kötüden kaçınan ve sorumluklarını yerine getiren kullarından eylesin. Âmin.

Ana Sayfa | Hakkımda | Muhtasar Arapça Dil Bilgisi | Kuranı Kerime Göre İslam Gerçeği | Güncel Dini Sorunlara İslami Kaynaklardan Cevaplar | Sesli Vaazlar | Haberler ve Makaleler | İletişim | Site Haritası


İçeriğe geri dön | Ana menuya dön